Page 3 - internet
P. 3

sirdergisi.com
                                 EDİTÖR’DEN                       Kasım 2020 -  Rebiülevvel   1442






                           Hayatı Olduğu Gibi Kabullenmek




         Yavuz Selim PINARBAŞI

            İnsan denilen canlı,  sarsılır ve huzursuz, kaygılı,   işten atıldığımızda ya da eşimiz bizi terk etmek iste-
          mutsuz, enerjisi düşük, çaresiz hatta zavallı bir du-  diğini bildirince her şey değişmiş gibidir. Yeni şart-
          ruma düşebilir. Sanki çıkmaz bir sokakta, karanlık,   lar dünyamızı yıkmıştır. Gerçekle barışık kalamayız,
          dolambaçlı yollarındadır. Acı ile kıvranır ve mantıklı   dengemizi koruyamayız.
          bir yol, bir çözüm bulmak için çırpınır.  Yıllarca  gerçekleşecek  umuduyla  kurduğumuz
            En çıkar yol, gerçeği ve onun neden olduğu acıyı   hayallerimiz vardır. Bunları terk etmek çok zordur.
          kabullenmektir. Yaşamın bizden istediği budur; ka-  Öylesine bütünleşmişizdir ki, hayal ve hayallerimiz
          bullenmek...                           yıkıldıkça yalnızca isyan ederiz.
            Çaremiz  her  hadiseyi,  dost  ya  da  düşman  her
          insanı, kolayı, zoru kabullenmektir. Acıyı ve gerçeği
          kabullenen zoru başarır, hayatı noksanlarıyla yaşa-  Hayatımızın önemli bir bölümünde, şu iki soru-
          yabilir.                               nun cevabını bilmeden yaşarız;
            Hakikatleri kabullenmeyi öğrenen insan gerçek-  Gerçekler nedir?
          le yüzleşerek, yapabileceklerini doğru bir mantıkla   Yaşamın değişen koşulları karşısında en mantıklı
          tespit  etmek  durumundadır.  En  sağlıklı  yaklaşım
          budur.  Sabah  uyandığımızda  günün  hangi  şartları   davranış  kabullenme nedir?
          getireceğini,  karşımıza  kimlerin  çıkacağını  bileme-  Bu  iki  sualin  cevabını,  “Allah’ım  bize  değiştire-
          yiz. Gün boyu karşılaştığımız her insan, herhadise,   bileceğimiz şeyleri değiştirme gücü, değiştirmeye-
          her durumda sanki herhangi biriyle ilk defa tanış-  ceğimiz şeyleri kabullenme olgunluğu ver,” duasını
          tığımızda yaptığımız gibi gülümseyerek el sıkışabil-  sözlerimizde bulmuşumuzdur.
          sek ilişkiyi ve gelişebilecek olası problemi, daha ilk
          etapta en az yüzde 70 yumuşatmış, ortama müspet   Sarsılan  hayallerimizin  yerine  daha  mantıklı
          enerji yaymış oluruz.                  olan yenilerini koyabilirsek yeniden ayağa kalmayı
            Gerçeği  kabullenmemek,  acısı  ne  olursa  olsun   da başarırız. Yapılması gereken budur. Bunu başar-
                                                 mak için de, gerçekleri kabullenmekten başka yol
          kabullenmemek,  güreşircesine  boğuşmak  ya  da   yoktur. Kabullenmek boyun eğmek değildir. İçinde
          boks  yaparcasına  onunla  dövüşmek,  daha  baştan   bulunduğumuz koşulları, kendimizi, neler yapabile-
          yüzde 70 bize kaybettirir. Olumsuz enerji, pis kokan   ceğimizi, tüm tabloyu tarafsız, bahanesiz, kimseyi
          bir çöplük gibi etrafı kaplar. Göz gözü görmez. Ola-  suçlamadan, akıl yoluyla değerlendirmektir.
          na karşı çıkmadan, kimseyi suçlamadan, kudurmuş
          gibi sebepler aramadan hikâyeler, genellemeler, iti-  İnsanı mutlu eden en uzun süreli galibiyet, nef-
          raflar uydurmadan hakikati kabul etmeliyiz.  sini yani kendini bilmesidir. Kendini bilen, yaşamı ve
            Gerçekten  de  hayatımızın  büyük  bölümümde,   yaşamın getirdiklerini kolayca kabul eder. Hataları
                                                 ile yüzleşebilen insanlar bizi etkiler, kabul edeme-
          biriktikçe büyüyen küçük dertler, elimizde olmadan   yenler ise tedirgin eder. Hele aynı hatayı ısrarla tek-
          karşımıza  çıkan  olumsuzluklar  vardır.  Kimi  trafik   rarlayanlardan uzak durmaya çalışırız.
          nedeniyle uçağını kaçırdığında çılgına döner, bir di-
          ğerinin sipariş verdiği yemeğin servisi geciktiğinde   Hatalarımızın farkına varmadıkça ödeyeceğimiz
          tepesi  atar,  bir  başkası,  bakkaldan  aldığı  ürünün   bedel ağırlaşır. Kendini hesaba çekmeyenler, zaman
          sağlığa aykırı çıkması halinde, tüm bakkallardan in-  zaman bunu başkalarının yapmasına boyun eğmek
          tikam alacağına yemin eder.            zorunda kalacaklardır. Buna karşı durmak da hiç ko-
            Önemsiz  aksaklıklar  için  harcanan  enerjinin,   lay değildir.
          kaybedilen  zamanın,  akıl  dışı  davranış  ve  üzüntü   Nefsini tuzaklara karşı koruyan insan gerçek za-
          ile  insanın  kendine  verdiği  zararın  telafisi  yoktur.   feri kazanmış demektir. Kendini, başkalarını, yaşa-
          Ferasetli insan ise yalnızca sinirlerini, moralini, hat-  mın kendisini olduğu gibi kabul eder. İtirazı değil,
          ta sağlığını bozan bu davranışlar yerine, zamanı ve   mücadelesi  vardır.  Elinden  geldiğince  çaba  sarf
          imkânları ölçüsünde bu aksaklıkları düzeltmek için   eder, sonrasında beklemeyi bilir. İşte o insana tam
          çaba harcar.                           o anda; Allah’tan inayet gelecektir. Saygılarımla.
            Üzüntü, endişe ve öfke hiçbir işe yaramaz. İnsa-
          nın  kendini  kontrol  dışı  bırakmadan  olanları,  ger-
          çeği  kabullenmesi  huzuru  ve  sağlığı  getirir.  Üzün-
          tülerinin baskısından kurtulmuş bir insan hayatını
          üzüntüden uzak ve endişesiz yaşaması halinde ya-
          şamın huzur ve keyfini de yaşamış olacaktır.
            Zorluklarla karşılaşmadığımız günlerde her vaka-
          yı ve her insan davranışını olduğu gibi  kabul ederiz.
          Çocuklarımız  terbiyesizlik  ettiğinde,  arabamız  ani-
          den bizi yolda bıraktığında, beklenmedik bir anda
                                                                                       1
   1   2   3   4   5   6   7   8