Page 3 - internet
P. 3

EDİTÖR’DEN                                                 sirdergisi.com
                                                                   Ekim 2023  -   Rebiülevvel 1445





                                  II. Abdulhamit: Ben

                             bir karış dahi toprak satamam

         Yavuz Selim PINARBAŞI


          Orta Asya’da Büyük Hun İmparatorluğu zayıflamış ve Çinliler karşısında zor durumda kalmıştır.
          Bunun sonucunda Çinlilerle bir barış anlaşması yapma gereği duyulmuştur. Ancak Çinliler
          barış için Mete Kağan’a ağır şartlar öne sürmüşler, başta atı olmak üzere kendisine ait bütün
          özel şeylerini talep etmişlerdir. Mete Kağan özetle “At benim şahsıma aittir.
          Atımı  istemekle  Çinliler  benim  şahsıma  hakaret  etmişlerdir.  Şahsıma  yapılan  hakaret  ve
          saygısızlık için milletimi savaşa sokamam” der ve atını gönderir Nihayet Çinliler çok küçük ve
          verimsiz bir toprak parçasını isterler. Mete yine kurultay toplar, kurultay üyeleri bu verimsiz
          toprak için savaşmaya gerek yok diyerek, Çinlilere verilmesi istikametinde fikir beyan ederler.
          Mete yüksek sesle;
          “At ve cariye bana ait onun için verdim. Ama toprak milletin malıdır, milletin malını kimseye
          veremem der ve şu emri verir: .hazırlıklar derhal yapılsın, Çinlilerle savaşacağız.
          Milletin toprağını kimseye veremeyiz”
          Çok ilginç bir biçimde yaklaşık iki bin yıl sonra  Abdülhamit de benzer bir olayda benzer bir
          tavır gösterecektir:
           “Filistin’e dönüş özlemi içinde olan Yahudiler dünyanın her yerinde çalışmışlardır. Bunların
          başında  Avusturyalı  gazeteci  Theodor  Herzl  vardır.  Bu  kişi  zengin  Yahudileri  ikna  ederek,
          Filistin  topraklarını hakimiyeti  altında bulunduran Osmanlı Devleti’nden satın  almak ister.
          Osmanlı Devleti borç içerisindedir, onlara göre uygun bir zamandır.
          1896 tarihinde Teodor Herzl, Osmanlı yönetimine bir teklifte bulundu ve şunları istedi:”Filistin’e
          göç  edecek  Yahudiler  zâtı  şahanenin  tabiyetinde  olacaklar  ve  hayatları  mutlaka  garanti
          altında olacaktır. Topraklar hiçbir zorlama olmadan satın alınacaktır. Hiçbir kimsenin mülkiyet
          hakkının elinden alınması bahis konusu değildir.
          Vatandaşlık  haklarını  tam  olarak  elde  edecekler  ve  her  yıl  muntazaman  vergilerini
          ödeyeceklerdir.  Bu  vergi  başlangıçta  100.000  altın  olacaktır  ve  göçler  devam  ettikçe  bir
          milyona kadar yükselecektir”
          Sultan İkinci Abdülhamid bu teklife
          “Ben bir karış dahi toprak satamam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim bu
          imparatorluğu  kanlarını  dökerek  kazanmışlar  ve  yine  kanları  ile  mahsuldar  kılmışlardır.  O
          bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz”
          diye cevap vermiş ve Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerine şiddetle karşı çıkmıştır.
                                                                                       Abdulhamit/ Büyk Hesaplaşma Kitabından Alıntı










                                                                                       1 1
   1   2   3   4   5   6   7   8